21 Ağustos 2012 Salı

CEVİZLİ ÇİKOLATALI KEK


Muhteşem bir kek daha keşfettim. Tarif Nurlu Mutfaktan . İçinde nişaşta olduğu için merak edip denemek istedim. Bende kremalı kek yapmaya bayılıyorum daha yumuşak ve kıvamlı bir tadı oluyor. Ama içinde nişasta olması ile daha çok kabaracağını ve yumuşak olacağını düşünüp denedim. Gerçektende çok beğendim. Heleki ertesi gün dahada tadı oturmuştu.

Malzemeler:
  • 4 yumurta
  • 1.5 su  bardağı şeker
  • 200 ml.krema
  • 1/2 su bardağı sıvı yağ
  • 1 paket vanilya
  • 1 su bardağı nişasta
  • 1,5su bardağı un
  • 1,5 çay bardağı dövülmüş ceviz
  • 100 gr. rendelenmiş bitter çikolata
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı karbonat

Yapılışı; Yumurtaları şekerle beraber iyice çırpın. Diğer malzemeleride sırası ile  ekleyin. yağlanmış kek kalıbınıza harcı boşaltın ve önceden ısınmış 180 derece fırında batırdığınız kürdan kuru çıkana kadar pişirin. Afiyet olsun.



17 Ağustos 2012 Cuma

Vazgeçilmez Lezzet Çorba

Kim acıktığı zaman dumanı üzerinde tüten bir tas çorbaya hayır diyebilir ki? Üşüyünce, geniş sofralarda buluşunca, hafif bir şeyler yemek isteyince, hastalanınca yardımımıza koşan çorba, Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri. Üstelik, hafif ve doyurucu yapısı sayesinde üç öğünde de zengin çeşitleriyle sofralarda yerini alıyor.

Çorba kelimesinin kökeninin ise Farsça "tuzlu haşlama" anlamında kullanılan "shorba"dan geldiğini biliyor muydunuz?

İyi beslenme anlamına gelen Sû ve Pô kelimelerinden türeyen çorba kelimesinin kökeni Sanskritçe'ye kadar dayanıyor. 

Çorba: 10 bin yıldır tüketilen bir besin!

Yaklaşık 10 bin yıl öncesinde bile çorba hazırlandığını ve içildiğini gösteren kayıtlar mevcut. Et ve sebzeyle birlikte pişirildiğinde, malzemelerinin sahip olduğu besin değerlerinin bütünlüğünü taşıyan çorba, o tarihlerden günümüze kadar sofraların en değerli besinlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Türk Mutfağı'nın da yıldızı

Dünyanın sayılı mutfaklarından birine sahip Türkiye ise çok zengin bir çorba kültürüne sahip... Mutfaklardaki altın standardın temsilcisi ev yapımı çorbaların yanında, klasik ve yöresel pek çok çeşidiyle hazır çorbalar tüketicilere mutfakta saatler harcatmadan, ailelerinin seveceği lezzetli ve değişik tarifler sunuyor.

Hazır çorbalar, her geçen gün tüketicilerden gelen talepler doğrultusunda geliştirilirken, geniş ürün yelpazesiyle tüketicilerin hijyenik koşullarda taze ve kaliteli malzemeler kullanılarak hazırlanan birbirinden farklı lezzetleri güvenle tüketmelerini sağlıyor.

Tarhanaya Dünyanın İlk Hazır Çorbası demek mübalağa sayılmaz…

Çorbayı oluşturan malzemelerin başında gelen yoğurdun çorba kültürüne kattığı en büyük eser, kuşkusuz tarhanadır. Bir zamanlar göçebe atalarımızın hazır yemeği olan tarhana, hala her zaman ve her yerde çabucak lezzetli bir yiyeceğe dönüşebilecek, taşınması ve saklanması en kolay ve muhteşem üründür.

Tıpkı tarhana gibi, hazır çorbalar da mevsiminde toplanan ve özenle seçilen sebze ve baharatların yüzyıllardır uygulanan, tamamıyla doğal bir koruma yöntemi olan kurutma işlemine tabi tutulması ve harmanlanmasıyla üretiliyor.

Yazın da çorba içilir

Çorba denilince çoğumuzun aklına dumanı tüten sıcacık bir tabak gelse de, Anadolu ve Türk mutfak kültüründe soğuk çorbaların da ayrı bir yeri vardır. Özellikle soğuk ayran kullanılarak
yapılan çorbalar, serinletici özellikleriyle yaz günlerinin hafif ama keyifli yiyeceklerine dönüşüyor. Bu tür çorbaların en başında Sivas'ta yapılan bulgurlu pazılı soğuk çorba ile buğday ve ayranla yapılan soğuk çorba yani ayran aşı çorbası geliyor. Sivas'ta pazı katılan soğuk çorbanın diğer bölgelerdeki yöresel çeşitlerine sarımsak ve nane gibi baharatlar eşlik ederken, kimi bölgelerde ise salatalık gibi yaz sebzeleri eklenebiliyor.

Siz de bir çorba severseniz lezzet dolu çorba dünyasını keşfetmek için www.bencorbaseverim.com adresini ziyaret edin…
ben çorba severim
Bir bumads advertorial içeriğidir.

ANNEMLERLE İFTAR

Annem ve babam öyle çok çeşidin olduğu yeni ve farklı tariflerin denendiği sofralarda pekde keyif alarak yemek yiyemezler. Onlara klasik yemekler olacak çorba, mantı, sulu sebze yemeği, pilav, nohut vs gibi. Bende onları davet ettiğim bugüne sevecekleri yemekleri yapmaya çalıştım. Tabii bu arada bir gün önceki davetten kalan zeytinyağlı fasulyem ve kabak rulolarımda vardı ama onlara hiç dokunulmadı bile. Ramazanda çok yemek ve çok çeşit yapmamak lazım aslında ama ben mutfağa girdim mi tutamıyor kimse beni!

Menüde neler vardı:
Menüdeki yemeklerin tarifleri için üzerine tıklayabilirsiniz.
İnegöl Köfteyi Knorr İnegöl Köfte Harcı ile hazırladım. Sonuç gayet başarılı ve lezzetliydi.






13 Ağustos 2012 Pazartesi

ZEYTİNYAĞLI TAZE FASULYE

Arkadaşlarla olan iftar yemeğimizi paylaşırken zeytinyağlı taze fasulyenin tarifini paylaşmadığımı farkettim. Hemen bir foto ve işte burdayız.
Nasıl olurda kocacığımın en sevdiği ve -tek- yediği sebze yemeğini bunca zamandır eklememişim hayret. Ama geç oldu güç olmadı :)

Malzemeler:
  • 1 kg taze fasulye
  • 1 adet iri kurusoğan
  • 2 domates
  • 2diş sarımsak
  • 2 kaşık domates salçası
  • sıvıyağ
  • 1 kesme şeker
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • tuz
 Yapılışı; Öncelikle fasulyelerin baş kısımlarını kesip varsa kılçıklarını temizliyoruz :) güzelce yıkayın ve dilediğiniz şekilde kesin. Ben önce boydan sonrada ortadan kesiyorum. Düdüklüye sıvıyağ, yemeklik doğranmış soğanı ve sarımsağı alın ve kavurun. Salçayı ve  dilimlenmiş fasulyeyi,şeker ve baharatları ekleyin yaklaşık 5-6 dakika  kavurun. Ardından küçük doğranmış domateside ekleyip bir sürede bu şekilde kavurun ve üzerini kapatacak kadar sıcak su ekleyin. Düdüklüde yaklaşık 15-20 dakika arasında pişmiş oluyor. Afiyet Olsun.

PASTIRMALI KURUFASULYE

Ramazanda ben en çok baklağil ve sulu sebze  yemeği özlüyorum. Neden mi kocam yüzünden! O pek sulu yemek sevmiyor iftar münasebetiylede hep onun ve bizim ortak seveceğimiz yemekler pişiyor evde. Baklağil ise, sizlerin evinde de öylemidir bilmiyorum ama, hem  çorba hem pilav olan menüde pekde baklağil isteği olmuyor. Annemler geldiğinde ise onların sevdiğini bildiğim için pastırmalı kurufasulye pişirdim. İyi ki de yaptım. Hasret giderdik fasulyeyle. Ekmek bana bana doyasıya yedik.  
Daha önceki etli kurufasulye tarifi için bir tık yeter :)
Bu ölçülerle 9 adet küçük güveç kabı doldu.

Malzemeler:
  • 2 su bardağı kurufasulye
  • 2 tane kesme şeker
  • 2 yemek kaşığı margarin
  • 1 adet iri kurusoğan
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 2 yemek kaşığı salça (varsa 1 kaşığı biber salçası olabilir)
  • tuz
  • 150-200 gram kadar çemenli yada çemensiz pastırma
  • 2,5-3 su bardağı sıcak su
Yapılışı;   Bir gece önceden kurufasulyeleri bir tencereye alın ve iyice yıkayın. Üzerine şeker ekleyin ve bir taşım kaynatın ağzı kapalı şekilde ertesi akşama kadar bekletin. Yemeği yapmaya başlamadan kurufasulyenin altını yakın ve yaklaşık 10 dakika diriliğini kaybetmeden kaynatın her seferinde üzerinde oluşan beyaz köpükleri almayı unutmayın. Kurusoğanı yemeklik doğrayın ve yağ ile birlikte düdüklü tencereye alın. Salçasını ve süzülmüş kurufasulyeyi ekleyin kavurmaya başlayın. Baharatları ve küçük doğranmış pastırmaları ekleyin ve 4-5 dakika daha kavurun.  Sıcak suyunu ekleyin ve ağzını kapatın. Benim düdüklümde 15 dakikalık süre pişmesi için yeterli oluyor. Ramazan olduğu için ben erkenden yaptım yemeğimi ve iftar vakti yaklaşırken güveç kaplarına pay edip ağzını folyo ile kapladım ve yaklaşık 10 dakika 250 derece fırında hem ısınmış hemde biraz suyunu çekmiş oldu. Afiyet olsun :)

12 Ağustos 2012 Pazar

ŞEKERPARE

Bayram yaklaşırken tatlı tarifi vermenin tam zamanı.Bu tarif yıllardır aile içinde en favori olan şerbetli tatlı tarifimizdir. Klasik şekerpare. Daha önce blogumda Pastane Usulü Şekerpare tarifini paylaşmıştım ki o da bambaşka bir lezzet. İrmikli bir tarif istersenizde işte bu diyorum.

Malzemeler:
  • Yarım paket margarin (becel)
  • 1 çay bardağı siviyağ
  • 1 su bardağı irmik
  • 3 yumurta
  • 1 çay bardağı pudra şekeri
  • 1 paket kabartma tozu
  • Un
  • Badem yada fındık 
Şerbet icin,
  • 4 bardak seker
  • 5 bardak su
  • 1/2 limon suyu
Bu ölçülerde yaklaşık 50 adet Sekerpare hazırladım. 

Yapılışı, tüm malzeme iyice karıştırılır ve ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde edilir. ceviz büyüklüğünde bezeler yapılır ve ortasına badem yada fındık konur. Onceden ısınmış 180 derece fırında iyice kızarana kadar pişirilir. Bu arada şerbetide hazırlanır. Sekerpareler fırından çıkarılır ve ilk sıcaklığı çıktıktan sonra ılık şerbet dökülür. Afiyet olsun. 


10 Ağustos 2012 Cuma

BAKLAVALIK YUFKADAN PEYNİRLİ BÖREK



Daha öncede baklavalık yufkadan börek denemelerim oldu ama hiç bu kadar memnun kalmamıştım.
Tarif Müge Hanıma ait.

Malzemeler:
  • 8 Adet Baklava Yufkası
  • Yarım kalıp beyaz peynir
  • kaşar rendesi
  • Maydanoz
  • 1 Kase Yağlı Su  ( su+3 yemek kaşığı  sıvıyağ)
  • 1 Adet Yumurta Sarısı ve Susam (üzerine)
Yapılışı; Baklavalık yufkadan ihtiyacımız kadarını alıp üzerine nemli bir bez örtüyoruz. Geri kalanını ben tatlı yaptım çünkü nasıl saklayacağımı bilmiyordum. Çok ince olduğu içinde çabuk kuruyan ve kırılan bir yufka o yüzden hemen kullandım. İki baklava yufkasını üst üste koyun ve üzerine fırça ile yağlı su sürün. Ezilmiş beyaz peyniri, rendelenmiş kaşarı ve kıyılmış maydanozu karıştırın. Yufkanın üzerine iki yemek kaşığı kadar harçtan serpiştirin. Yufkanın geniş tarafından başlayarak, çok sıkı olmayacak şekilde rulo yapın. Dört eşit parça halinde kesin. Hafifçe yağlanmış tepsiye dizin. (Müge hanım Baklava yufkasında pişirme kağıdı kullanmamayı önermiş ama ben baklavaları yaparken kullanıyorum herhangi bir sorunla karşılaşmadım. ama bu böreği yağlanmış tepside pişrdim) Üzerine yumurta sarısı sürün ve susam serpin. 180 derecede ön ısıtma yapılmış fırında, 25-30 dk. üzeri ve altı turuncu oluncaya kadar pişirin.Afiyet olsun.


9 Ağustos 2012 Perşembe

Ramazan Ayı'nda Bir Çocuğumuzu da SEN Güldürmek İster misin?

LÖSEV, Türkiye genelinde yaklaşık olarak 11.500 lösemili aileye mutluluk kolileri dağıtıyor.

Vakıf, zorlu tedavi sürecinden geçen lösemili ve kanserli çocukların moral kazanmaları için Türkiye’nin dört bir yanında Ramazan’da iftar yemekleri de düzenleyerek yüzlerce aileye ulaşıyor. Eğer sen de bir koli mutluluk armağan etmek istersen farklı paketlerdeki yardım seçeneklerinden en uygununu seçip bu kutsal ayda desteğini gösterebilirsin.

Detaylı bilgi için www.losev.org.tr sitesi veya www.facebook.com/losev0660 Lösev Facebook sayfasını ziyaret edebilirsin. Lösev’i Twitter’da da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile paylaşımlarınla destekleyebilirsin.

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

8 Ağustos 2012 Çarşamba

MERYEMİN YOĞURT ÇORBASI

Dumanı üstünde  mis gibi çorbanın yerini tutacak birşey var mıdır?
Çorba kışın vazgeçilmezimiz, yazında ramazan zamanı olmazsa olmazlardan aslında eşim soğuk çorba sevse sık sık yapıcam ama pek hoşlanmıyor. O yüzden bolca sıcak çorba ile midemizi şenlendiriyoruz bizde. Resimdeki çorba çok sevdiğim arkadaşım Meryeme ait bir tarif. Biz her ona yemeğe gidişimizde bu çorbadan sipariş ediyoruz. Benim yaptığım yoğurt çorbasından farklı bir yapılış şekli ve lezzeti var.

Malzemeler:
  • 1 adet kurusoğan
  • 1 çay bardağı pirinç
  • 2 su bardağı su
  • 1 su bardağı süzme yoğurt
  • 1 su bardağı normal yoğurt
  • 2 yemek kaşığı un
  • dereotu
  • nane
  • tereyağ
  • mısır
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
Yapılışı; kurusoğan yemeklik doğranır (küçük küçük) ve sıvıyağda kavrulur. İstediğiniz diriliğe geldiğinde üzerine 2 su bardağı su ve pirinçi yıkayın, ekleyin ve pirinçler bir iki taşım kaynayana kadar bekleyin. diğer tarafda yoğurtları ve unu karıştırın ve tencereye ekleyin. Sürekli karıştırarak kaynamasını bekleyin. Bu arada çorbanın koyuluğu yine size bağlı inceltmek için su ekleyebilirsiniz. Altını kısın ve 2 yemek kaşığı kadar mısır ekleyin. Dereotunu incecik kıyın ve çorbanıza ekleyip altını kapatın. Servis zamanı tereyağda nane yakıp üzerine dökerek servis edin. Afiyet olsun.


ÇITIR KASEDE TAVUK SOTE

Geçen haftaki misafirlerime hazırladığım çıtır kaseleri paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Müge Hanımda görüp beğendiğim bu nefis çıtır kaselere ben ondan farklı olarak tavuk sote ile doldurdum. Ve misafirlerim haftaiçi geleceği için kaseleri  bir gün önceden hazırladım ve hava almayacak bir saklama kabında ertesi güne kadar gayet çıtırlığını korudu. Birde Müge Hanım 7 tane kase çıkarmış ben yemek çeşidim çok olduğundan daha küçük kaseler olması için 12 li muffin kalıbımın tersi ile 12 adet kase hazırladım. Lafı fazla uzatmadan gelelim tarife;

Malzemeler:

Hamur için;
  • 2 Su Bardağı Un
  • 1 Çay Bardağı Su
  • Yarım Çay Bardağı Zeytinyağ
  • 7-8 Dal Dereotu
  • 1 Tatlı Kaşığı Toz Kırmızı Biber
  • 2 Çay Kaşığı Tuz
  • 1 Yemek Kaşığı Çörek Otu
  • 1 Yemek Kaşığı Susam
  • 1 Yumurta Sarısı
Tavuk sote için;
  • 1 paket tavuk gögsü
  • 3 adet kırmızı biber
  • 3 adet yeşil biber
  • 1 paket mantar
  • 2 kaşık sıvıyağ
  • 1 adet iri kurusoğan
  • kekik yada zahter
  • 2 kaşık soya sosu
Üzeri için; kaşar rendesi

Yapılışı; Öncelikle tüm hamur malzemesini karıştırın ve çok sert olmayan bir hamur elde edin. Üzerine nemli bir bez örtün ve yarım saat dinlendirin. Muffin kalıbının tersini margarin ile yağlayın. Hamuru açın ve kalıbınız ile kesin. (benim istediğim boyutta bir kalıbım  olmadığından demliğin kapağı ile kestim.) Hamuru muffin kalıbına kaplayıp 180 derecede önceden ısıtılmış fırında 30-35 dakika pişirin. Bu arada tavuk sote için tüm malzemeyi jülyen doğrayın. sıvıyağı tavanıza alın ve üzerine kurusoğanı ekleyin bir süre kavurduktan sonra biberleri ekleyin. diğer bir tavada da yine küçük doğranmış tavukları soteleyin bıraktığı suyu çekene kadar pişirin, üzerinede mantarı ekleyin ve pişirmeye devam edin. Kavrulmuş soğan ve biberleri tavuğun üzerine ekleyin. Tuz, kekik ve soya sosunu ekleyip 2-3 dakika daha kavurun. Kaseler ve tavuk sote soğuduktan sonra  pay edin. servis öncesi üzerine kaşar rendesi ekleyin ve 200 derece fırında ısıtın. Afiyet olsun. 

6 Ağustos 2012 Pazartesi

İFTARDA KIYMALI PİDE KEYFİ



































Mübarek ay bereketi ile geçiyor. Her gün bir yerde her gün farklı menülerle rengarenk çeşit çeşit sofralarda
yemekler yiyoruz. Çok şanslıyım ki ailem yanımda ve arkadaşlarımlada sık sık görüşme fırsatımız var. Bu senede iftarda birbirimizin evinde toplandık. Fakat Meryem bizi davet ettiğinde bebeği çok küçük olduğu ve çalıştığı için gitmek istemesek de o çok ısrarcı oldu. Bu durumda bizde madem öyle sadece kıymalı pide ve çorba istiyoruz dedik. Ama Meryem durur mu hiç, gün boyu arayıp taciz ettim sakın başka birşey yapma yemeyiz diye, bizim ısrarımız bebeğinin huysuzluğu derken evet cidden ekstra yemekler hazırlayamamış amaaa tüm pide malzmesini elinde tek tek doğramış rondoda yapğarsa lezzetli olmazmış!!! İş çıkmasın dedik güya ama o yine arada derede yapacağını yapmış fakat öyle güzel ve keyifli bir yemek oldu ki anlatamam. Koyduk ortaya sıcacık pideleri  doya doya yedik. Ne çok özlemişim meğer. Ben zaten dışardan kıymalı yiyecek alıp yiyemiyorum köfte, lahmacun, börek yada pide. İçim almıyor yersemde mutlaka elimde yüzümde bir yara çıkar. O yüzden uzun zaman olmuş pide yemeyeli ve çok güzel oldu. Tavsiyem sizde ramazanda bir gün yapın.



Enfes yoğurt çorbasının tarifi başka bir post konusu olmalı çünkü hem farklı hem çok lezzetli.
Bugün bu yazımda ben sofrayı paylaşmak istiyorum. Hem bir iftar menüsü, hemde dostlarla sıcak bir akşam yemeği menüsü olarak değerlendirin diye.


 Kıymalı pidenin harcını dediğim gibi kendi hazırlamış ve mahalle pidecisinde  pişirilmiş.


Pide yerken olmazsa olmazım. Biz çok severiz. Sumaklı soğan salatası ve yeşilikler.

Bu salata ise hepsinden daha lezzetliydi. Gavurdağı salatası.



 Meryem bebekle ilgilenirken Hicranda masayı hazırlamış salataları yapmış. Sofradaki detaylara bayıldım zaten herşey keyifle hazırlanmıştı. Şu peçetelerin katlanışına bakarmısınız!

 Sen sakın yapma biz tatlı getiririz desek de -Tiramisuda- yapmış arkadaşım. Tarif aynen benim Bardakta Tiramisu gibi.

Görsel şölenden sonra birde topuluca yazayım menüyü:
  • Yoğurt çorbası
  • Kıymalı pide
  • Yeşilikler (nane,maydanoz, yeşil soğan)
  • Gavurdağı salatası
  • Havuçlu göbek salata
  • İftariyelikler
  • Tiramisu
  • Baklava
Canım arkadaşlarım ikinizinde ellerine kollarına sağlık herşey muhteşemdi.

5 Ağustos 2012 Pazar

GÜVEÇTE KAHVALTILIK

Bu aralar acayip favorimiz bu küçük güveç kapları. Ramazandan önce Alpan neredeyse her haftasonu bu kaplarda bize kahvaltı hazırlıyordu. Geçenlerde de sahurada hazırlayınca artık paylaşmalıyım dedim. Çok doyurucu. Hele o suyuna ekmek banma olayı bitiriyor. İçinde ne ararsanız var. Ben miktar vermiyorum siz damak tadınıza ve kişi sayısına göre ayarlayabilirsiniz.

Malzemeler
  • sosis
  • sucuk
  • sivri biber
  • domates
  • kaşar rendesi
  • tuz
  • tereyağ
Yapılışı; Tüm malzemeler küçük küçük doğranır. Güveç kabına sıra ile sosis, sucuk, sivribiber ve en üstünede domates ve minik  tereyağ parçaları konur.Sıcak fırına sürülür. Domatesler suyunu bırakıpta biraz çekene kadar beklenir. Üzerine kaşar rendesi eklenir ve eriyene kadar daha fırında tutulur. Sıcak sıcak afiyetle yenir.

3 Ağustos 2012 Cuma

HAŞHAŞLI MUHALLEBİLİ TATLI




Tatlı ki ne tatlı! Yemede yanında uyu. Yoğun serbetli revani ve hafif bir krema tadindaki bu tatlı arkadasım Hicrana ait. Biz çok beğendik ama 1 dilimi, tatlı isteğimizi karşılamaya yetiyor bile! Tarifi ondan aldığım şekliyle aynen aktarıyorum.
Malzemeler:
  • 1 su bardağı mavi haşhaş
  • 1 su bardağı un
  • 1 su bardağı irmik
  • kabartma tozu
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağından az sıvı yağ
 şerbeti:
  • 3 su bardağı su
  • 2 su bardağı şeker
  • 2-3 damla limon suyu
kreması
bir paket vanilyalı pudingi pişir ılıyınca içine bir paket krem şanti koy ve çırp

Yapilisi; yumurta ve şekeri çırp sıvı yağı ve ardından diğer malzemeleri ekle
175 derecede kek gibi pişir. kek pişince hem kek hem şerbet ılıkken şerbeti dök iyice emince, kaşıkla keki iyice karıştır!!!!!!!karışan keki elinle hafifçe yeniden bas ve düzelt
soğuyunca üzerine kremasını sür. isteğe göre üzerine fıstık ya da kivi koyun. Afiyet seker olsun. 

İFTAR SOFRASI 2012



Dostlarla yenen yemeğin tadı, hazırlıklar sırasındaki keyfi çok  başka. Ben zaten misafir ağarlamayı yeni tarifler denemeyi çok seviyorum ki birde bunu sevdiğim dostlarım için yapınca daha bir özenip keyif alıyorum. Dün akşam arkadaş grubumuz bizde iftarda idi. Üstelik çok önceden düşünülen bir davet değil bir önceki akşam konuşupta planladığımız bir yemek oldu. O yüzden uzun uzun  ne yapayım diye düşünme fırsatım olmadığımdan hemen Hünerli Bayanların ana yemeklerini inceledim. Daha öncede Müge Hanımın denediğim tariflerinden çok memnun kaldığım için ilk aklıma gelen onun blogunu ziyaret etmek oldu. Bir menü ve alışveriş listesi oluşturdum. Sahura kadar zaten uyumuyorum birde Aybenin (görümcem) bizde olması ve onun büyük yardımları ile çok güzel bir sofra hazırladık.


Yemek hazırlamadan önce masa hazırlamaya bayılıyorum. Bu sefer canım kızımın yardımı ile daha da güzel bir sofra oldu. Bayılıyor detaylarla uğraşmaya herkesin nereye oturacağını sorup tabaklara isim kağıtları hazırladı ve üzerlerine mavi çakıl taşı koydu. Bir de o kağıtların kenarına minicik kalpler yapmış yaaa yerim o elleri ben.
Ne zamandır kendime yeni masa örtüleri, bardak , çatal-kaşık ve yemek takımları almak istiyorum ve ama her seferinde yeniden kendimi vazgeçiriyorum. Çocuklar biraz daha büyüsün ondan sonra daha özenli sofralar hazırlarım diye hayal kuruyorum. Dünde ne örtsem ne yapsam derken hiç kullanmadığım annemin aldığı bu mutfak takımı elime geçti ve raf örtülerini servis olarak kullanmaya karar verdim hem renk olarak çok hoşuma gitti hemde bu fikre bayıldım daha sıcak bir masa oldu sanki. Bardaklarda halamın hediyesi,  onlarla uyumlu bir yemek takımı almak istiyordum ki böyle gayet uyumlu oldu.


Sevgili lamamutfakta  da daha önce gördüğüm menü yazma  fikrini çok beğenmiştim bende kendi menümüzü hazırladım. Cidden hoş bir detay oldu. Her gelen önce bir listeyi inceliyor ardından hepsini yaptın mı sen diye şaşırıyor. Takdir edilip beğenilmekte bu davette cabası oldu.  Gerçi saolsun ne yapsam beğenir "ne güzel olmuş, harika" diye koltuklarımı kabartırlar her zaman canım arkadaşlarım.


Menü
  • İftariyelikler (Zeytin, Çeçil peyniri, Pastırma, kaymak, tereyağ, badem, kuru erik, hurma ve yaban mersini)
  • Çiğ Köfte (Kocacığımın ellerinden)
  • Çıtır Kasede Tavuk Sote
  • Mısırlı Pilav
  • Baklava Yufkasından peynirli Börek
  • Közlenmiş biber sarması
  • Havuç taratorlu kabak sarma (Ben buldummmm, ben bulduuummmm)
  • Zeytinyağlı Fasulye
  • Çoban salata
  • Koca karı Gerdanı
  • Haşhaşlı Muhallebili tatlı
Menüdeki birçok yemek blogda yok. O yüzden keyifle teker teker ekliycem. Bugün sadece menünün fikir vermesi için yazıyorum. Birde aslında Müge hanımın blogunu incelediğimde çok düzenli olduğunu gördüm yemek davetleri arşivinde sadece masa fotografları ve menüler var,  yemeklerin tariflerini tek tek eklenmiş. Çok hoşuma gitti bundan sonra bende dikkat edeyim :)
Bağlantıları eklerken şok oldum benim blogumda nerdeyse haftada bir pişen zeytinyağlı taze fasulyenin tarifi yok inanılmaz.Nasıl olduda atlamışım neyse yakın zamanda eklerim artık.
Ve tabii çorba ile mısırlı pilav, çoban salata fotoğraflarıda yok pek kaale almamışız onları demek ki :)

Baklava Yufkasından Peynirli Börek ve Çıtır Kasede Tavuk Sote tarifleri Hünerli Bayanlardan. Ben ekleyene kadar dilerseniz tarifleri görmek için üzerlerine bir tık yeter!



İçli köftede biraz sıkıntı yaşadım. Her nedense haşlama suyuna attığım köfteler bir anda kum gibi dağılmaya başladı tam iftar vakti güya sıcak sıcak ikram edeyim diye son anda başlamıştım. Fakat İnsanin becerikli bir kayınwalidesi olunca arayıp yardım isteyebiliyor. Annemle konuşunca o bana haşlamadan yumurtaya bulayıp kızartmamı söyledi ve gerçekten çok kurtarıcı oldu. Yoksa oturup ağlıycaktım çünkü geceyarısı en çok onları yapmak için uğraştım.


Haşhaşlı Muhallebili tatlı ise Hicranın güzel ellerinden çıktı. Ona iftara gittiğimizde bize yaptığı bu tatlıya bayılmıştık gelirken yapıp getirmiş arkadaşım ellerine sağlık :) Tarifi bana mail atacak gelir gelmez ilk iş onu ekliycem.

 Koca karı Gerdanı ise, eskiden annemin çok yaptığı (Tabii o zamanlar baklava yufkası nerde tek tek nişaşta ile hamur açılan dönemlerde) bizimde bayıla bayıla yediğimiz baklava. Börek için aldığım yufkaları nereye kadıracağımı bilemediğim için yapılan bir tatlı oldu. Nede iyi oldu. Onunda tarifi önümüzdeki günlerde blogda yerini alacak.

 

1 Ağustos 2012 Çarşamba

HİCRANDA İFTAR VE BUĞDAY SALATASI

Canım arkadaşım daha ramazanın ilk günlerinde bizi iftara davet etmişti ama tembel ben bir türlü ekleyememiştim. Neler neler yapmış. Üstelik yeni evli ve ilk misafirleri biz olduk. Herşey çok ama çok güzeldi. Ellerine kollarına emeğine sağlık canım :)

Menüde neler vardı? Sizlerede fikir olması için yazıyorum:
  1. Mercimek çorbası
  2. Püreli et sote
  3. Pilav
  4. Zeytinyağlı barbunya
  5. Zeytinyağlı taze fasulye
  6. Çiğ köfte
  7. Karışık kızartma
  8. Buğday salatası
  9. Yeşil salata
  10. Haşhaşlı tatlı
  11. Güllaç
Bu güzel menüdeki Buğday salatasına bayıldım. Meryem yapıp getirmiş. Çok tok olmama hatta iftar vakti su ile doldurduğum midemde hiç yer kalmamasına rağmen yemek için can attığım salata. Kesinlikle tavsiye olunur. Çay sofralarınıza, akşam yemeğine, davet sofralarına yakışacağına düşünüyorum. Hafif ve şık görünümlü.


Malzemeler:
  • haşlanmış buğday
  • mısır
  • turşu
  • yeşil soğan
  • dereotu
  • maydanoz
  • közlenmiş kırmızı biber
  • zeytinyağ
  • limon
  • tuz
Yapılışı; Turşu, yeşil soğan, maydanoz, dereotu ve közlenmiş biber küçük küçük doğranır diğer malzemelerde eklenip iyice harmanlanır. Sosda eklenir ve afiyetle yenir.