28 Şubat 2011 Pazartesi

GÜN YAPTIK...


Meryem, Hicran, Münewer ve Gökçen..
Meryem ve ben ilkokul 5. sınıftan;
Hicran ve ben ortaokul 2. sınıftan;
Münewer, Gökçen ve ben ise üniversiteye hazırlık dönemi Dershaneden;
Münewerle birde aynı okulu kazandık yani üniversiteden beri hep birlikteyiz. Kısaca birlikte büyüdük birlikte bir sürü yanlış yaptık, doğruyu öğrendik, ağladık, güldük, kırıldık ama hiç kopmadık. Benim kan bağım olmayan kardeşlerim.  Yıllarca da kızlarla hayaller kurduk evlenicez çocuklarımız sevgililerimiz olcak akşamları görüşcez ama ya erkekler anlaşamazlarsa diye de korkarak birbirimize bakardık. Olsun biz görüşürüz yine de deyip hayal kurmaya devam ederdik. Ama çok şükür kii beylerin hepsi de gayet iyi anlaştılar. Biz sık sık görüşüyorduk aslında ama baktık ki çocuklar olup işler yoğunlaştıkça ertelemeye başlıyoruz o yüzden  de gün yapalım dedik. Ve bu da ilk gün akşamımız oldu. Münewerlere konuk olduk ve oda bize neler neler yapmış. Canım benim ellerine sağlık hepsi de birbirinden lezzetliydi. Ayrıca akşam için süper bir menü oldu çünkü yedik yedik ama uyutacak kadar şişmedik.





 Masamız ne kadar da süper dimi...


İlk defa kereviz yedim. Hep salata yapardım ama bu sefer portakal suyunda pişmiş kereviz yedim. Çok nefisti.

 Süzme yoğurtlu mantar;

Yoğurtlu havuç;

 Masadaki favorim kremalı patlıcan salatası;

Buhar da haşlanmış sebzeler;

 Bol limonlu mevsim salata;

Zeytinyağlı Barbunya;

 
Közlenmiş biber, ceviz ve pancar turşusu;


Ve işte son olarakta yer fıstıklı irmik helvası ve çikolata kekimiz vardı:




Dediğim gibi hepsi de birbirinden lezzetliydi.Tekrar ellerine sağlık arkadaşım.Bu arada fotoğraflar Hicran dan. Canım saolsun muhteşem fotoğraf makinesiyle çekti bu resimleri. Üstelik fotoğraf çekilmeden de kimseye elletmedi.. :)

25 Şubat 2011 Cuma

HAMSİ TAVA, MISIR EKMEĞİ VE UN HELVASI

Dün akşam ki yemek menümüz...Menüye bakınca  birden aslında 3 ayda 15 kilo almamın sırrı çıkıyor ortaya. Üç ayda 15 kilo verebilir misin derseniz?????????
Çok zor derim :(

HAMSİ TAVA


Ben evlene kadar, toplasanız bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar anca balık yemişimdir. O da mutlaka hamsi yada istavrittir. Ancak eşim balığı çok seviyor. Enteresan bir şekilde çocuklarda seviyor ve ben çocuklar için hayatta asla yapamam (yemem) dediğim şeylerden birini daha son 2 yıldır yapıyorum.  "Araba asla kullanamam" dedim 4 yıldır araba kullanıyorum. "Asla yüzemem" dedim Ege suyu çok seviyor nerde bir su birikintisi görse cuupp atlıyor. Ege ye bişey olcak  diye korkumdan 30' unda yüzme öğrendim. Peşine bende atlıyorum.  "Balık ben yemem, yesem de asla elimi sürmem" dedim, sonraaaaa satınaldığım balıkları süzgeçten süzgece aktararak yıkadım ardından eldivenlerle sonrada direk elime alıp temzileyerek devam ettim. Burdan iki sonuç çıkıyor

- Bir annenin  çocukları için yapamayacağı şey yoktur
- Vee hayatta asla,  "asla" deme!

Eveeeet gelelim tarifimize;

Malzemeler:
  • 1 kg hamsi (ben temizlenmiş kullandım 800 gram)
  • 1,5 su bardağı mısır unu
  • tuz
  • sıvıyağ
Yapılışı; Hamsiler güzelce temizlenir ve yıkanır. Mısır unu ve yeteri kadar tuz harman edilir. Hamsiler bu karşıma iyice bulanır ve iç kısımlarını birbirine yapıştırarak yağlanmış balık tavasına ortasından başlamak üzere dizilir. Ocakta iyice pişirilir. Afiyet Olsun.

Ben balık yapmak için evin altındaki marketimizden mısır unu aldım. Neden mi ordan? Çünkü marketi işleten kişi Trabzonlu ve onlar markette gerçek mısır unu, tereyağ ve özel peynirleri varya muhlama için işte ondan da satıyorlar. Üstelikte ev yapımı ve çok lezzetli.

Not: Hamsi tava da pişerken yanına bir cezveyi su doldurup içine sirke döküp kızartma süresince yanında kaynatın. Balık kokusunu azaltacaktır. Bir de bulaşıkları makineye dizmeden önce kahveli ılık sudan geçirerek makineye dizin. Buda tabaklara sinen kokuyu azaltacaktır.




MISIR EKMEĞİ



Şifalı Yemek Tarifleri' nde görünce çok canım çekmişti. Hazır balıkta pişiyor yanına güzel olur diyerekten mısır ekmeğimi de yaptım. Benim tarifimdeki ölçüler Fuat Bey'in yaptığından biraz daha fazla ama el alışkanlığı işte kendi tarifimi yaptım. Ancak kek kalıbı fikri benim çok hoşuma gitmişti o yüzden bende kek kalıbında yaptım. Aslında daha önce de bu kalıpla yapıyordum ama hep korkuyordum hamurun yoğun bir kıvamı olduğu için pişmez diye iki kalıpta pişiriyordum . Bu sefer ama tüm kalıba döktüm hamuru gayette güzel pişti. Tabii güzel olmasında mısır ununun da çok büyük katkısı var. Bu tarifi Bağdat Baharat 'ın Mısır unu ile yaptığınız da daha kek kıvamında oluyor.   

Malzemeler:
  • 1 yumurta
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağından 1 parmak eksik sıvıyağ (ben fındık yağı kullandım)
  • 1 yemek kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1/2 su bardağı un
  • 4 su bardağı mısır unu
  • 1,5 su bardağı kaynar su ( hakiki mısır unu kullanınca daha koyu kıvamlı oldu bende 2 bardak kullandım )
  • 1 kabartma tozu+1 çay kaşığı karbonat
Yapılışı; Tüm malzemeyi sırayla ekle ve yoğun kıvamlı bir hamur elde et. Yağlanmış ve unlanmış kalıba dök. 180 derece ısılı fırında iyice pişir. Afiyet Olsun.

UN HELVASI


Ben çok küçüktüm ve her yaz tatilinde ailecek Yozgat'a giderdik. Küçük yerlerde adetlere, geleneklere nasıl bağlıdır insanlar dimi. İşte babannemlerin yaşadığı yerde öyleydi. Düğünler, bayramlar, cenazeler... Ne yapılması gerekiyorsa birlikte yapılır. Çocuk aklı benimkisi ne zaman un helvası yesem diyorlar ki şu kişi vefat etmiş allah rahmet eylesin. Üzülüyorum tabii ama bir taraftan da helvanın tadını çıkarıyorum. Arada canım helva çektikçe bugün biri ölür mü acaba diye düşünüyordum. Sanıyorum ki sadece ölünün arkasından yapılır.  Neyse çok şükür öyle değilmiş bunu öğrenmem çok uzun zaman almadı ama kıvamını tutturupta çocukluğumda köyde yapılan tadı bulmam uzun oldu. Bu tarif tam benim beğendiğim kıvamda ve lezzette oluyor umarım sizde dener beğenirsiniz.

Malzemeler:
  • 125 gram margarin (Becel)
  • 6 çorba kaşığı dolusu un
  • 1 bardaktan 1 parmak az şeker
  • 1 su bardağı su
  • ceviz
Yapılışı; Un ve margarin tencereye alınır ve iyice rengi sütlükahveye dönünceye kadar devamlı karıştırılarak kavrulur. (Ben helva pişerken diğer işlerimi de yapmaya çalıştığım için çok kısık bir ateş üzerinde arada sırada karıştırarak yaptım) cevizler eklenir ve çok az da onların kavrulması beklenir. Suyun içine şekerinizi ilave edin ve eriyene kadar karıştırıp unun üzerine dökün (aman dikkat derin bir tencere olsun ki heryere sıçramasın) un tüm suyu çekinceye kadar karıştırmaya devam sonra altını kapatıp yaklaşık 5 dakika dinlendirdikten sonra afiyetle yiyebilirsiniz.

24 Şubat 2011 Perşembe

OLEY OLEYYYY!!!!ÖDÜLÜM VAR...


Benim ilk ödülüm. Bu ödüle beni layık gören arkadaşlarım sevgili sezobigo'ma ve yedirenk'e çok ama çok teşekkür ederim.Bende bu ödülü izlediğim ve çok severek takip ettiğim tüm blog komşularıma gönderiyorum

23 Şubat 2011 Çarşamba

TAS KEBABI


OFFF OFFFF! Bu resimler korkunç. Fotograf makinem bozuldu. Telefona çekiyorum ama  oda ya parlıyor yada bulanık çıkıyor. Halbuki benim Tas kebabım çok güzel olmuştu. İlk defa yaptım. Dün akşam yine yemek arayışındaki ben son olarak etleri buzluktan çıkarıp mikrodalgada erittim ama bir de ne göreyim dana kuşbaşı. E hadi vakit kazanayım dedim ve düdüklüde salçalı, soğanlı ve havuçlu bir su yapıp güzelce pişirdim. Sonra ne yapacaksın Şulejim derken. Aklıma Tas Kebabı geldi...



Malzemeler:
  • 500 gram iri doğranmış kuzu kuşbaşı (bende dana vardı bu yüzden önce bir güzel haşladım)
  • 8-10 tane arpacık soğan
  • 1 adet havuç
  • 1 adet patates
  • 3-4 diş sarımsak
  • 2 kaşık margarin
  • 1 kaşık salça
  • tuz
  • karabiber
  • köri
  • pul biber
Yapılışı; Kuşbaşı etleriniz eğer ki kuzu ise tencereye onları önden koyun ve iyice suyunu bırakıp çekene kadar kısık ateşte pişirin. Ben de dana kuşbaşı olduğu ve zamanım da olmadığı için düdüklüde (1 adet kuruğan, 1/2 kaşık salça, 1 adet havuç ve 1 lt su ile) haşladım. Bu arada başka bir tencere de margarin arpacık soğanlar, sarımsak ve salça sote edilir. Haşlanan etleri kattım bu arada benim havucum da et ile birlikte pişmişti onları da ekledim. Diğer tarafta patatesleri kzıarttım ve onuda tencereye ekleyip baharatlarını koydum. Bu şekilde yaklaşık 3-4 dakika kavruldu. Üzerine biraz düdüklüdeki sudan ekleyip bir taşım kaynattım ve servise hazır Afiyet Olsun.  


MİNİ PASTACIKLAR

Bu pastacıklar kızımın marifetli ellerinden. Balım benim malesef bana çekmiş. Yemeği çok seviyor,  yapmayı da....Akşam vakti durup dururken hanımefendinin canı pasta istedi. Ama benim hiç halim yoktu ve ne kadar yarın yaparız kızım, babana söyleyelim gelirken getirsin desem de yok kafaya koymuş yapacak ve yiyecek. (Ayyy kime çekmiş bilemedim ki!!!) Neyse allahtan evde hazır pastaban ve pasta kreması vardı da eline mikseri verdim pasta kremasını hazırladı Meyveleri dilimledi bende kekleri çay bardağı yardımıyla küçük daireler olarak kestim.(2 parça pastabandan 20 tane daire çıktı. Bunlardan da 10 adet mini pasta oldu)  Bu arada kenarlardan kalan kekler için benim planlarım vardı truff deniycektim ama fırsat kalmadı arkadaşlar (eylül ve ege)  kıtlıktan çıktıkları için o kekler pasta yapım aşamasında yutukdu bile. "Kızım süte şeker ekle ve keklerin üzerlerine birer kaşık dök" dedim, işte orda biraz hata ettim çünkü Eylül biraz abartmıştı ve kekler çok ıslandılar ama olsun. Kremaları keklerin üzerlerine yaydık meyve dilimleri koyduk tekrar krema ve üzerine kek koyup kapattık. Kalan kremayı pastanın heryerine sürdük. İşte sonuç resim de...Muhteşem olmasalar bile lezzet olarak (her ne kadar hazır ürünlerle yapılsa da) gayet iyiydi. O gece eylül bu pastalardan 2 tane yedi. Ve dün akşam bir tane daha yedi. Yorumu şu oldu "Dinlenince daha güzel olmuş pastam" Allahıııımmm gelde bu bilmiş arkadaşı parçalama... Zaten dün akşam beni çok güldürdü Herkese anlattım sizlerle de paylaşayım:

Birlikte ödev yapıyorduk. Daha doğrusu kuzum mutfak masasında ödev yapıyor ben yemek hazırlama telaşında bir ona bir yemeğe parçalanıyorum. Ödevimiz şu 2 tane problem yazıp çözecek (1. sınıfta bu arada) Bende kuru soğan doğruyorum dedim ki :
-eylüljüm sen ve kardeşinin yaşları ile ilgili bir problem yaz.

Eylülün yazdığı problemi aynen aktarıyorum:

"Ben 7 yaşındayım kardeşim benden biraz küçük. Acaba kaç yaşında olur?"

Yani öyle bir koptum ki yemeği falan unuttum ... Üstelik bu arada sonucu da bulmuş. Direk 4 yazmış.
Defterinin fotoğrafını çektim. Bir ara eklerim buraya...

Farkında olmadan o kadar çok komik şeyler yapıyorlar ki hepsini aklımda tutamıyorum. Aslında bir blogum daha var Hayatta Herşey Mümkün ama blogcu da ve kullanmak çok sıkıntılı. O yüzden bir ara blogger a ekliycem ve orda bu komik olaylarımızı paylaşıcam inşallah. Akıp giden zamanın içinden ne kurtarırsak kardır. Sevgilerimle............. 




22 Şubat 2011 Salı

PATLICAN SALATASI VE SÜPRİZ!!!!!BİR ÇEKİLİŞ DAHA....

Bu bizim piknik salatamızdır.
Bizim dediysem şöyle anlatayım efendim: Kayınbabam yaz geldi mi pazar günleri evde durmaz. Mutlaka bir yerlere pikniğe gidilir mangal yapılır. Pazar öğleden sonrası açık havada geçer. Kayınvalidem de bu patlıcan salatsını yapar mutlaka. Mangal ateşi et pişirme kıvamına gelene kadar, kömür ateşinde pişen patlıcan ve biberler ile yemeye doyamıycağınız bir salata yapılır. Özledim yazı...Gelse de artık pikniğe gitsek çocuklar koşup oynasalar.

Ben tarifime geçeyim;

Malzemeler:
  • 3 Adet patlıcan
  • 3 adet biber (çarliston kullandım)
  • 1 adet domates
  • 1 adet kurusoğan
  • limon
  • tuz
  • sıvıyağ
Yapılışı;

Ocakta patlıcanları iyice közledim. Biberleri de közledim. Soydum temizledim güzelce. Biberleri, patlıcanı, kurusoğan ve domatesleri küçük küçük doğradım ve tuz limon sıvıyağ ile harmanladım. Afiyet Olsun.

-----------------

Az önce yeni bir çekiliş daha keşfettim ve sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü çekiliş ile hediye edilecek olan mantar broşlar çok güzel,  çok sevimli...




Mekilanın Gezegenin deki bu çekilişe katılabilmek için dilerseniz bir blogunu ziyaret edin. Ben katıldım bile.Bol şans herkese...

BİR MİM VE BİR ÇEKİLİŞ

BİR MİM


Sevgili Ma Petite Cuisine Taze Anne, Gülüm benim... Neden bilmiyorum ama çok seviyorum onu .. Taaaa Canada da yaşıyor ve biz onla aynı dönemde  yemek blogu açtık. Çok zaman aynı yemekleri yapıp yayınlıyoruz ortak izleyicimiz de çok. O mimlenmiş ve bana da yollamış. Devrem benim... :)
Sen mimlersin de ben cevaplamam mı hiç.

En güzel yaptığım yemek: Çökertme Kebabı, Fırında Tavuk, Biftek Sarma,

En güzel yaptığım tatlı: Kocakarı Gerdanı, Şekerpare, Kızarmış Dondurma, Ayva Tatlısı

En güzel yaptığım pasta: Rulo Pasta, Mozaik Pasta,

En güzel yaptığım salata: Kereviz Salatası, Hellim Peynirli Salata, Kısır

En güzel yaptığım börek: Kıymalı Börek, Hazır yufkadan patatesli börek

En güzel yaptığım hamurişi: Pizza, Poğaça, Mısır Ekmaği

En güzel yaptığım kurabiye:Tahinli Kurabiye, Elmalı Kurabiye

Aslında olabildiğince yaptığım ve yayınladığım tarifleri yazmaya çalıştım ama güzel yaptığımı düşündüğüm ve henüz yayınlamadığım çok tarifim varmış. Hatta ben en iyisi şöyle bağlayım olayı benim en güzel yaptığım pasta, börek vs. henüz yapmadıklarım demek istiyorum. :) ha haaa...

Sanırım adet olduğu üzre bende blog arkadaşlarıma göndermeliyim dimi....

O zaman yine çok severek takip ettiğim ve bir çok tarifimde yorumlarıyla beni blog aleminde yalnız bırakmayan  Sevgili  yemek bir aşk, mintinin mutfağı  ve  çilekli mutfak ' a gitsin.

Ben aslında izlediğim herkese göndermek isterim ama kimin mim lerden hoşlanıp hoşlanmadığını bilmiyorum. (yemek vakti aylinjim sen hoşlanmıyorsun biliyorum yoksa seni de yazcaktım). O yüzden  benim blogum da gören ve cevaplamak isteyen herkese gönderiyorum.

BİR ÇEKİLİŞ



Bugün keşfettiğim Karagozulsurev adlı blog da çekiliş var. Rabia Hanım kendi yaptığı el yapımı porselen bebeklerinden birini çekiliş hediyesi olarak ayırmış. O kadar da güzel ki. Buğulu buğulu bakıyor bebeğin gözleri. Rabia Hanım çok becerikli sanırım. Tüm bebekler birbirinden güzel bende hemen izleyicisi oldum. Çekilişe katılmakta çok kolay izleyicisi oluyorsunuz. Yorum yazıyorsunuz.
8 Martta da hediyeniz hazır. Herkese bol şans diliyorum.


21 Şubat 2011 Pazartesi

MUHAMMARA VE HAŞHAŞLI EKMEK

Muhammaraya bayılırım. Ne zaman yapsam tam tutturamam ya bir şeyler fazla ya da eksik olur. Bu sefer de yine öyle oldu. O yüzden tam ölçüleri değilde içindeki malzemeleri yazayım. Muhammaranın yapılışıyla ilgili püf noktası olan varsa lütfen bana yorum yazsın.
Malzemeler:

Bayat ekmek
ceviz
sarımsak
nane
nar ekşisi
biber salçası
domates salçası
sıvıyağ
kimyon
toz biber

Yapılışı;Bayat ekmek ve cevizler birlikte blenderdan geçirilir ve diğer tüm malzemeler sizin damak tadınıza göre eklenir. Ekmeğe sürülüp lezzetle yenir.

Sevgili ekmek makinem de bu sefer de köy ekmeği yaptım ama içine ben haşhaş ekledim. Üzerine de muhammara sürdüm.



HALEP İŞİ YOĞURTLU KÖFTE

    Malzemeler:
    *500 gr kıyma
    2 soğan   
    *1 yumurta
    *2 kaşık dolusu tereyağ
    *1 dilim bayat ekmek içi
    *yoğurt 
    *ince pide
    2 domates 
    Tuz 
    Karabiber
    *1 kaşık domates salçası 

Yapılışı; Kıyma, rendelenmiş kurusoğan, yumurta, ıslatılmış ekmek içi, tuz ve karabiber ile köfte harcımız iyice yoğrulur. Şişlere geçirilir ve iyice ısınmış fırında yağlı kağıt üzerine yerleştirip pişirilir. Bu arada pideler küçük küçük dilimlenir ve tabaklara yerleştirilip üzerlerine erittiğimiz tereyağı dökülür. Diğer  taraftan da domatesler rendelenir ve 1 kaşık margarin eklenip  salça ile pişirilir 1 çay bardağı kadar sıcak su ile inceltilir. Tabaklardaki pidelerin üzerine yoğurt eklenir onun üzerine pişmiş köfteler, köftelerin üzerine de sos ilave edilip ikram edilir. Afiyet Olsun.


20 Şubat 2011 Pazar

ETLİ KURUFASULYE



Bu tarifimi unutumuşum yaaa... Taslak olarak kalmış arada. Bayatlamadan paylaşıyım en iyisi ben.

Kurufasulye, Nohut, Barbunya hepside ne  kadar doyurucu ve lezzetlidir.
Baklagillerden olan kuru fasulye tam bir protein deposu şöyle bir netten bakındımda içerdiği hayvansal olmayan protein ve lifli yapısı ile kırmızı etten hiçbir eksiği bulunmayan kuru fasulye, vejetaryen beslenme için de iyi bir alternatifmiş. Ben de şahsen etsiz severim ama eşim için et ile pişiriyorum. Bir keresinde pastırmalı da yapmıştım ama o şeklinden pek hoşlanmadı Alpan ama ben bayıldım.

Malzemeler:
  • 2 su bardağı kurufasulye
  • 1 adet iri kurusoğan
  • 200 gram kuşbaşı et
  • 1 kaşık salça
  • tuz
  • kimyon
  • 2 kaşık margarin
Yapılışı; Kurufasulye yapmak bir gün önceden aklıma geldiyse gece yatmadan bol suda haşlayıp  ağzı kapalı olarak bırakıyorum. Akşam olupda eve geldiğimde ise düdüklüye etleri alıyorum ve onları iyice kavuruyorum üzerine margarini, ince ince doğranmış kurusoğanı ve salçayı ekliyorum. Diğer tarafta kurufasulyeleri kaynamaya bırakıyorum kaynarken çıkardığı köpükleri her defasında topluyorum. Ardından süzüp ılık bir sudan geçirdikten sonra etlerin üzerine alıp yaklaşık 5-6 dakika da kururfasulyeleri kavuruyorum. Bu arada üzerine 1 çay kaşığı kimyon koyuyorum. (Mutlaka) Hem lezzet katıyor hem gazını alıyor. Üzerini geçecek kadar sıcak su ekledikten sonra düdüklümün kapağını kapatıp 20 dakika pişiriyorum. Afiyet Olsun.

19 Şubat 2011 Cumartesi

ELMALI GÜL KURABİYE


 Ben artık daha elmalı kurabiyeyi bundan başka bir tarifle ve şekilde yapmam. İki gün de iki tepsi yedik evde... Atıştırmalık gibi oldu.

Bu kurabiyeleri Bir Dilim Bir Tutam da gördüğümde zaten şekillerine bayılmıştım.  İlk fırsatta da yaptım iştee...

Kesinilikle tarifi bir deneyin derim.

Benim evde elmam azdı o yüzden harç bittikten sonra kalan hamuru  kelebek kurabiye şeklinde yaptım. Her iki tarif ve daha bir çok lezzetli tarifler için  Bir Dilim Bir Tutama göz atın derim. Bende tarifime devam edeyim.

Malzemeler:

250 gr margarin
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı pudra şekeri (Benim evde kalmamıştı şekeri blenderdan geçirdim)
3 su bardağı un (neden bilmiyorum ama ben 4 bardak kullandım)
1 kabartma tozu
1 vanilya (buda benden olsun)

Elma harcı için;

5 adet elma
1 çay bardağı toz şeker
tarçın
ceviz

Yapılışı; elma harcı için elmalar rendelenir ve şeker, tarçın ve ceviz eklenerek iyice pişirilir. Tüm hamur malzemeleri karıştırılır ve bir süre dinlenmeye bırakılır. Ardından ben hamuru üç parçaya böldüm ve merdane ile açtım bir su bardağı yardımıyla daireler kesip ortaların harçtan koyup kenarlarına 5-6 kesik attım ve gül şeklinde kapattım. Ve iyi ısınmış fırında 200 derece de pişirdim. Ancak neden bilmiyorum pişerken benimkilerin gül şekli dağıldı. Ama yine de gayet hoş görünüyorlardı. Tadı da10 numara . Afiyet Olsun.




GÜVEÇTE TAVUK

Malzemeler: (orta boy bir güveç tencereye göre)
  • 3 parça tavuk gögsü (Hazır paketlerden)
  • 400 gram mantar
  • 10-15 tane kadar arpacık soğan
  • 2 adet çarliston biber
  • 1 kaşık salça
  • 1 kaşık margarin
  • 1 adet domates
  • tuz
  • kekik
  • 3-4 diş sarımsak
Yapılışı; Tavuk gögüslerini  ortadan ikiye bölüyoruz. (enlemesine) kekikleyip kızgın tavada her iki tarafını da kızartıyoruz (ben yağ kullanmadım). Güvecimizi de sudan geçirip iyice her yerini yağlıyoruz.  Ardından sırayla önce tavukla en altı kaplıyoruz üzerine mantar, arpacık soğan, domates, sarımsak ve çarliston biber dizip tüm malzemeyi bitirene kadar devam ediyoruz. salçayı 1 çaybadağı ılık su ile ezip güvecimize ekleyip ağzını iyice alüminyum folyo ile kapatıp yaklaşık 40-45 dakika pişiriyoruz Afiyet Olsun.

Bu arada tarifimi Hobidünyam tarafından düzenlenen tavuk yemekleri etkinliğine yolluyorum.

KEREVİZ SALATASI VE SUMAKLI SALATA

Kereviz salatasını bu yapışım da kızım da çok severek yedi nasıl mutlu oldum bilemezsiniz. Geçtiğimiz hafta içinde almıştım kerevizleri ama yemek yapmak kısmet olmadı. Ben de artık salata yapayımda çabuk bitirelim dedim. Nitekim öyle de oldu. ohh çok şükür ziyan etmeden tükettik yaa içim rahat...

Malzemeler:
  • 2 iri kereviz
  • 3 kaşık süzme yoğurt
  • 3 kaşık yoğurt
  • 2 kaşık mayonez
  • yarım limon
  • tuz
  • ceviz
Yapılışı; Derin bir kaba yarısına kadar su koyup içine yarım limonu sıkıyorum ve kerevizleri bu suyun içine rendeliyorum. Cevizleri  blenderdan geçiriyoruz ya da zevkinize göre daha iri parçalar olabilir kerevizleri sudan geçirirp iyice suyunu sıkıyoruz tüm malzemeyi karıştırıyoruz. İşte hazır... Rendelenmesi dışında hiç bir zorluğu olmayan bu salata üstelikte oldukça besleyici.. Afiyet Olsun.

Ben yemek hazırlığı yaparken Sevgili kocacım yine bize güzel salatalarından birini daha yaptı. Ben Alpan'la tanışana kadar böyle bir salata bilmiyordum belki benim gibi daha önce görmemiş birileri varsa diye onunda resmini çektim.

Malzemeler : Kurusoğan, domates, sumak, tuz ve sıvıyağ
Yapılışı; Kurusoğan piyazlık doğranır tuz ve sumak ile ezilir. Domatesler küp küp doğranır eklenir. Bol sıvıyağ ile ekmek batıra batıra yenir.
Akşam yemeği soframız                                         

18 Şubat 2011 Cuma

ZEYTİNLİ, CEVİZLİ EKMEK



Ben bu evde ekmek yapma işine bayıldım. Herkese tavsiye ediyorum ekmek yapma makinesi alın. Sıcak sıcak mis gibi ekmek yemek çok keyifli çünkiii.....

Bu sefer ben ekmeği yaparken tarif kitabındaki Zeytinli Ekmek tarifini değiştirerek yaptım. Orda kepek unu diyordu benim evde kepekli un olmadığı için normal un kullandım. Birde ceviz miktarını artırıp zeytinleride blendardan geçirdim çocuklar anlamasın diye.. Böyle olunca ekmeğin rengi koyu oldu. Tadı da süper... Afiyet Olsun




SÜTLÜ İRMİK PASTASI



Herkese Günaydın...
Kışın ortasında ne güzel bir gün. Güneşi nasıl özlemişim.
 Hava ılık üşütmüyor tam gezme zamanı aslında ama... İş...  :(
Ben en iyisi şimdilik camı açıp odayı temiz havayla doldurmakla yetineyim. :)

Bu pastayı daha önce sevgili Aylin'in blogunda görmüştüm ve çok beğenip bir gün mutlaka deneyim diye düşünüp hafızaya görüntüyü tarifide deftere kaydedebilmiştim. Aylinin tarifi daha farklı hem de güzel bir sos eşliğinde sunmuş  bakmak için tıklayabilirsiniz. 
Geçen hafta annemlerdeyken ona misafirleri için hazırladığım kurabiye ve poğaçaların yanına birde bu pastayı yaptım. Nasıl mı? Şöyle  anlatayım. Birde sütlü tatlı yapalım dedik ancak aklıma gelen tatlılar için ya büsküvi lazım ya da nişaşta. Ama evde hazırda yok gece vakti ne yapıcaz. Ben en iyisi sütlü irmik yapayım da üzerini süsleriz artık diye düşünürken dolaptaki çikolatalı rulo keki gördüm. Ve hemen şimşekler çaktı başımın üzerinde ampul yandı falan ...Aylinin pastasının şeklini vereyim dedim. Ama bir paket rulo kek vardı siz yaparken iki paket kullanın ve pastanın tabanında da kek olsun..

Malzemeler:
  • 2 paket rulo kek
  • 1 litre süt
  • 9 kaşık şeker
  • 9 kaşık irmik
  • 1 paket vanilya
Yapılışı;  Derin bir kaseye streç folyo serilir ve ince ince dilimlenmiş rulo kekler yerleştirilir. Süt, irmik ve şeker ocakta sürekli karıştırılarak pişirilir ve vanilya eklenip altı kapatılır. Kaseye boşaltılır ve üzeride rulo keklerle kapatıldıktan sonra buzdolabında en az 4 saat bekletildikten sonra geniş bir tabağa ters çevrilir ve dilerseniz üzerine sos ile servis edebilirsiniz. (bizim kekimiz çikolata kaplı yoğun bir kek olduğu için sos yapmadık eee tabii birde evde nişasta yoktu. Yerim dardı oynamadım işte anlayın artık)

17 Şubat 2011 Perşembe

ZENCEFİLLİ KURABİYE

Bu kurabiyeler aslında daha koyu renkli olmalıydı ama ben zencefil tadının kurabiye de yoğun olmasından hoşlanmadığım için az koydum ve daha açık tenli adamlar oldu. Birde süs için Dr oetker in Süsleme Glazürlerinden kullandım ama geçen sefer Eylül hanım bolca kullandığı için çok az kalmış ve bu sefer kuzucum süslerken tamamlayamadı adamların kıyafetlerini yüzlerini..

Malzemeler:
  • 4 su bardağı un
  • yarım paket kabartma tozu (Ben bu kez kullanmadım daha bir bisküvi kıvamında olsun diye)
  • 2 adet yumurta
  • 1 adet yeşil limon kabuğu
  • 200 gr. tereyağ
  • 2 su bardağı pudra şekeri
  • 2 çay kaşığı zencefil
Yapılışı: Tüm malzemeler karıştırılır ve un kontrollü bir şekilde eklenerek kulak memesi kıvamına (bu tabiri hiç anlayamıyorum, her defasında bir kulağıma bir hamura dokunup acaba bu kadar un yeter mi diye diye ekliyorum) gelene kadar yoğrulur. Üçe bölün ve merdane ile açıp şekilli kalıplarla kesin. 200 derece fırında pişirin.  Zencefilli kurabiye diyince aklıma hep adam şeklindeki bu kurabiyeler gelir. Hiç başka bir şeklide yapmadım. Siz de büsküvi tadında kurabiye severseniz  mutlaka bir deneyin derim. Bizim evde bu kurabiyeleri Eylül yapmayı Ege de kollarını bacaklarını kırarak yemeyi seviyor.Şeker hamuru yapmayı hiç bilmiyorum aklıma gelipte bakmadım hiç ama eğer şeker hamurunuz varsa onlarla çok daha güzel şekiller verip daha lezzetli hale getirebilirsiniz kurabiyelerinizi....Afiyet Olsun.


FIRINDA SÜTLAÇ


Biz küçükken annem ne zaman mahallenin sütçüsünden süt alsa o gün evde mutlaka sütlaç pişerdi. Ocakta kaynar kaynar  ve tencereye konan sütün bir kısmı buhar olduktan sonra artık kaselere pay edilirdi. Ama tadından da yenmezdi. (Yok canıım tabi yer bitirirdik anında ) Ben bu tarifi sanırım yine internetten bulmuştum. Buluş o buluş her fıırsatta yaparım evde mutlaka tatlı birşeyler olsun istiyorum ve bu tatlı şey sütlü olunca sonrasında daha az acı verici oluyor. (kalori hesabında)

Ben tam bir sütlaç özürlüsüydüm. Ta ki bu tarifi buldum ve denedim tam kıvamında istediğim gibi sütlaçlar yapabildim. Ne çok tatlı ne de az.. Şeker miktarını eğer ki daha tatlı seviyorsanız artırabilirsiniz.

Malzemeler:
  • 1 lt süt
  • 1 su bardağından 1 parmak eksik şeker   1/2 su bardagi seker 
  • 1/2 su bardağı pirinç
  • 1,5 yemek kaşığı buğday nişastası
  • 1 tutam tuz
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 vanilya
Yapılışı:

Pirinçler yıkanır ve üzeri geçecek kadar suda tuz eklenerek haşlanır. 1 lt sütten 1 cezve kadarını ayır.  Geriye kalan sütü, suyunu çeken haşlanmış pirinçlerin üzerine dökün ve kaynamaya bırakın. Bu arada cezvedeki süte nişasta ve vanilyayı ekleyip karıştırarak kaynatın. Onuda kaynamakta olan süt ve pirinçlere ekleyin. 2-3 dakika birlikte kaynadıktan sonra bir kepçe sütlaç ayırın ve içine yumurta sarısını ekleyin bu karışımı da güveçlere paylaştırdığınız sütlaçların üzerine dökün ve 200 derece fırında (ızgara ayarında) üzerleri kızarana kadar bırakın. Afiyet Olsun.


16 Şubat 2011 Çarşamba

ETLİ LAHANA DOLMASI



Allahım inanamıyorum bu bir ilk ve ilan ediyorum hayatım da ilk defa lahana sardım . Yani tek başıma haşladım kestim ve sardım. Ben yazdım ben oynadım.... :),

Lahana salatası yapmak için küçük lahanalardan almıştım ve o akşam yemeğede biber dolması yaptım. Ancak biberler küçük olduğu için hazırladığım kıymalı harçtan arttı ve bir cesaret lahanayı parçalayıp haşladım ve bu güzel dolmaları sardım. Sarma boyunca da anneme canlı bağlantı gerçekleştirdim tabii. Tarifimiz ise gayet kolay. Daha önce etli biber dolması tarifimdeki harca (Tarif için bir tık yeter) sanırım orta boy bir lahana denk gelecektir.  Lahanaları yaprak yaprak ayırın ve tuzlu suda haşlayın. Sarılacak kadar yumuşaması yeter fazla haşlananlar sarmadan dağıldılar bile yani sanırım 3-4 dakika yetiyor. Sonra süzgece çıkarıyoruz her birini tek tek açıp sarmak istediğiniz boyda kesiyorsunuz. Ben geçen hafta evde izinliydim yaa işte o günlerden birinde showmax de yemekteyiz tekrarları vardı. Aslında hiç hoşlanmıyorum ama ünlüler olduğunda bakıyorum. O günde Elif Korkmazel' in evindeydiler ve Elif hanım zeytinyağlı lahana sarması yaptı. Dolma içi tarifi çok değişikti bir ara deneyip sizlerlede paylaşırım inşallah ama lahanaları küçük küçük kesip sadece kapatacak kadar sarması beni çok şaşırtmıştı bende o yüzden bir kez sarılacak kadar kestim yapraklarımı. Tencereye dizdim ve üzerini kapatacak kadar salçalı sıcak su (1 kaşık biber salçası, çok azsıvıyağ ve tuz) ekleyip pişirdim. Hepsi bu kadar tarif belki kolay ama benim için zor ve bir ilk olduğu içinde çok anlamlı... Afiyet Olsun.

DONDURMALI İRMİK HELVASI


Mmmmm.... Dedirten bir tatlı daha. Şöyle bir sevdiğim tatlara bakıyorum da sanırım ben sıcak ve soğuk, ekşi ve acı, tatlı ve tuzlu bir arada seviyorum. İrmik helvasını dondurmasız yaptığım zamanlarda tüm tencereyi yesem anca kesiyordu ama dondurma ile birlikte daha yoğun ve tadımlıktan öte doyumluk hale geliyor.

Malzemeler:
  • 2 su bardağı irmik
  • 200 gram tereyağ (ben yine her zamanki gibi becel kullandım)
  • 2 su bardağı süt
  • 1,5 su bardağı su
  • 2 su bardağı şeker
  • İsteğe göre dolmalık fıstık
Yapılışı:

Tereyağ ve irmik derin bir tencereye alınır ve irmiğin rengi iyice koyulaşana kadar kavrulur. Dolmalık fıstıklar eklenir. Baştan koyduğum da çok kavrulmuş oluyor en son koyduğunuzda da çiğ tadı geliyor o yüzden ben tam arada ekliyorum ve kavurmaya devam ediyorum. Bu arada başka bir tencerede süt, su ve şeker bir taşım kaynatılır. Kavurma işlemi sonunda sütlü karışım eklenir ocak üzerinde karıştırılarak koyu kıvama geldiğinde altını kapatıp yaklaşık 5 dakika dinlediriyoruz ve küçük bir kaseyi ıslatıp irmik helvası ile kaplıyoruz ortasına sade dondurma koyup üzerini tekrar irmik helvası ile kapatıp servis yapılacak tabağa ters çeviriyoruz.


Şimdi bu helva Mevlüd Kandili münasebetiyle yapılıp komşulara ikram edilmişitir.
Bu  tabakta aşkitoma sevgililer günü nedeni ile kalp şeklinde kandil sebebiylede irmik helvası olarak ikram edilmiştir.

MİSSS GİBİ MANTAR ÇORBASI


Mantar severler için nefis bir tat daha....Yapımı çok kolay pratik bir çorba yani. Evde çorba yok ve mantar varsa ilk aklıma gelenlerdendir. Çünkü ben pek mantar sevmiyorum ama çorba da hiç de hayır diyemiyorum. Sanırım tarifi Sofra dergisinden almıştım yıllar yıllar önce..

Malzemeler:
  • 1 paket mantar (400 gram)
  • 2 kaşık tereyağ
  • 2 kaşık dolusu un
  • 2,5 su bardağı süt
  • 3,5 su bardağı kaynar su (ya da et suyu bizimkiler sevmediklerinden ben hazır tablet kullandım)
  • tuz
  • dereotu
Yapılışı:

Mantarlar iyice temizlenir ve ince ince dilimlenerek limonlu suda pişirilir. Tereyağ ve un tencereye alınır ve un hafif kavrulur. Üzerine süt azar azar ilave edilir. Bu arada sürekli karıştırıyoruz topaklanmaması için... Kaynar suyumuzu ve etsuyu tabletimizi (Knorr) ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz. Kaynamaya başlayınca mantarlar ilave edilir ve kısık ateşte 5 dakika kadar bırakılır. Servis öncesinde üzerine dereotu ekleyebilirsiniz. Afiyet olsun..

Not: Tuzunu tencerenin altını kapattıktan sonra eklerseniz daha uygun olur. Hatta tüm yemekler için aynı şey geçerli çünkü tuzun iyotunun kaynayarak buhar olmasını engellemiş oluyoruz. Ve vücudmuz iyotu bildiğim kadarıyla sadece tuzdan alabiliyor. (Diyetisyene gittiğim günlerden ufak bir dipnot)

FIRINDA PATATES

Akşam yemeklerinin yanına çok pratik bir garnitür. Özellikle tavuk ve et yemeği yanına  pilav yapmak istemeyenler (benim gibi.. çünkü tüm pilavı ben yiyorum. çocuklarda yemekte pilav var diye hesap yapıp yemekten az yiyorlar) fırında patates yapabilir. Zaten patatesi fırınlamaya başladığımdan beri kızartmasını yapmıyorum ohhh nede iyi oluyor. Bazen kremalı bazen yumurtalı ve peynirli bazende bu şekilde yapıyorum . Hangi yemeğin yanında servis edeceğime göre patateslerin boyu soyuluşu ve içine koyduğum malzemesi değişiyor ama sonuç hep aynı lezzet...

Malzemeler:
  • Patates
  • Sıvıyağ
  • Kekik
  • Tuz
  • Pul biber
Yapılışı:

Bu sefer yaparken kabuklarını da soymadım musluk altında iyice yıkadım. Nasıl mı? Temiz bir bulaşık süngeri aldım ve  onun yeşil kısmıyla iyice sürterek kabuğunu bayağı bir incelttim. Elma dilimi kesip çok az sıvıyağ ve diğer baharatları ekleyip iyice harmanladım ve 250 derece fırında yaklaşık 15-20 dakika da piştiler. Afiyet Olsun.

EKMEK YAPTIM :)

Çok mutluyum... :)
Çünkü artık bir ekmek yapma makinem var. Evde ekmek pişirmeye bayılıyorum. Sık sık  fırında yapılan ekmek tariflerinden yapıyordum ama artık bir makinem  oldu. Bundan sonra inşallah her gün kendi ekmeğimizi yaparım. Umarım bıkmam yada bir köşeye koyup unutmam.
Sinbonun 4705 modelini aldım. Ve dün akşam hemen ilk ekmeğimi yaptım bile. İşte dumanı üstünde nefis ekmek;


Ekmeğin tarifi ise içinden çıkan ekmek tarifleri kitabına ait. Normal ekmek tarifi ve Beyaz ekmek programı... Dilerseniz tarif bu tıkta...

Bu resimde de sıcak ekmeği tırtıklayan küçük fareyi görüyorsunuz.

15 Şubat 2011 Salı

KIZARMIŞ DONDURMA

 

Sanırım geçen yazdı eşimle başbaşa gittiğimiz Limak Limra Otelde (çocuklarsız kafa dinlemeye gitmiştik ki kesinlikle çok iyi geldi gerçi sürekli çocukları konuştuk onlarsız ne yapıyormuşuz diye şaşırdık ama yinede baş başa olmak ve rahat hareket edebilmek iyi gelmişti küçük çocukları olan her anne babaya da kesinlikle tavsiye ediyorum çünkü tatil dönüşü çok daha verimliydik.) otelin şefi yemek kursu veriyordu ben hiç kaçırırmıyım her gün katıldım her seferinde de çok güzel yemekler yaptık ve tatdık. Kızarmış dondurmayı sevgili Ali Rıza Dölkeleş' den öğrendim yanii. Eve gelir gelmez de hemen 2 kilo maraş dondurması aldıım ve buzluğu kızarmaya hazır dondurmalar ile doldurdum. Ve her tatlı krizinde fritözde hemen kızartıp yedim yuttum..Bana göre süper bir tatlı hem sıcak hem soğuk hem dışı çıtı hem içi yumuşak. Daha önce hiç denemeyen varsa bence mutlaka bir kez yapıp tadına bakmalı...

Malzemeler:
  • 500 gr vanilyalı dondurma
  • 4 yumurta beyazı
  • 2 su bardağına yakın hindistan cevizi rendesi
  • Üzerine dilediğiniz bir sos
  • Kızartmak için yağ
Yapılışı:

Dondurma mutlaka vanilyalı yada maraş olmalı diğer dondurmalar ile nedense olmuyor. Gerçi kakaolu ile de yaptım ama meyveliler çabuk eriyor kıvamı tutmuyor. Dondurmamızı dondurma kaşığı ile toplar halinde bölüyoruz. Eliniz ile de iyice şekillendirin. Daha iri bezeler halinde de yuvarlayabilirsiniz. Ardından her bir topu tek tek yumurta akına ve hindistan cevizine bulayıp hemen buzluğa atıyoruz 20 dakika bekleyip çıkartıyoruz ve tekrar yumurta akı ile hindistan cevizine bulayıp yeniden buzluğa atıyoruz. Bir 20 dakika daha bekleyip işlemi tekrarlıyoruz ve yeniden donduruyoruz.  Bundan sonra 40 dakika kadar bekleyin ve kızgın yağda üzeri kızarana kadar kızartıp dilediğiniz bir meyveli veya çikolatalı sos ile servis yapabilirsiniz. Hindistan cevizi yerine cornflakes ile de yapabilirsiniz. Afiyet Olsun.

Not: Resimdeki dondurmalar Kırmızı Rouge' da sipariş ettiğim kızarmış dondurma tabağım... Benim evde hazırda kızarmayı bekleyen dondurmam kalmadı en kısa zamanda yapıp sizlerle kendi dondurmlarımın resimlerini de paylaşırım inşallah.